Pazar, Eylül 12, 2010

Margarin asla...

Ben margarinin tadını da kendini de sevmem. Zira margarinin , ekonomik nedenlerle üretilmiş onlarca sağlıksız üründen  biri olduğunu düşünüyorum.
Değişen ekonomik koşullarla beraber , üretmeden tüketmek ve bunu hızla yapmak alışkanlığı, insanlığa sağlığını tehdit edecek pek çok besin hediye etmiş.Şimdi bu alışkanlıklarımız  bize başta obezite olmak üzere pek çok şekilde geri dönüyor.
Aslında bu tür işlem görmüş hazır gıdaları  daha ucuz ve belki de pratik oldukları için tercih ederken ileride hem kendi  sağlık harcamalarımızın artacağını hem de neslimizin genetiği ve dünyamızın geleceği  ile oynadığımızı  gözden kaçırıyoruz. Çok mu abarttım !
Aslında bu işin ucu yağmur ormanlarının yok edilip yerlerine soya ve palm ağacı dikilmesine kadar gidiyor .(İzleyiniz :HOME belgeseli).
Yani az bile söyledim :)

Sebze ve meyveleri mevsiminde ve mümkünse organik üretilmiş olarak tercih etmek, her türlü hazır gıdadan (margarin, çiçek yağı,mısır yağı, donmuş veya konserve yiyecekler ,hazır et ve tavuk suyu tabletleri,paketlenmiş unlu, nişastalı besinler vb...)olabildiğince uzak durmak ,uygun pişirme yöntemlerini kullanmak,ülkemiz topraklarının bahşettiği bakliyat gibi mucizevi besinlere sofralarımızda daha fazla yer vermek hem daha rafine lezzetler elde etmemizde  neden olacak hem de daha sağlıklı olmamızı sağlayacak. Aksini kim ister ki!

Sevgili okur ; benim mutfağıma margarin asla giremez.Ayrıca yukarıda yazdığım hiç bir işlenmiş gıda da girmez.Çünkü varlık nedenimin tüm canlılarda olduğu  gibi neslimin sağlıklı bir şekilde devam etmesi olduğuna inanırım.  Hani hep geleceği düşünmekten söz ederiz ya  işte ben de mutfağımda geleceğimi hazırlarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder